Blog · Psk. Emircan Özdemir · · 2 dk okuma
Bilişsel Çarpıtmalar: Zihnimizin Bize Oynadığı Algı Oyunları

Modern psikolojinin en yaygın kabul gören ve bilimsel olarak kanıtlanmış yaklaşımlarından biri olan Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), duygularımızın doğrudan olaylardan değil; olayları yorumlama biçimimizden kaynaklandığını savunur. Aaron T. Beck tarafından temelleri atılan bu kurama göre, insan zihni günlük yaşamda belirli sistematik düşünce hatalarına (bilişsel çarpıtmalara) düşme eğilimindedir.
Bu çarpıtmalar, bireyin gerçekliği olduğundan daha olumsuz, tehditkâr veya mutlak algılamasına yol açar. En yaygın bilişsel çarpıtma türleri şunlardır: Ya Hep Ya Hiç Düşüncesi (Kutuplaştırma): Olayları yalnızca siyah ya da beyaz olarak görme, gri alanları yok sayma. (Örn. "Tam puan alamadıysam tamamen başarısızım.")
Aşırı Genelleme: Tek bir olumsuz deneyimi tüm hayata ve geleceğe yayma. (Örn. "Bu mülakat kötü geçti, hiçbir zaman iş bulamayacağım.")*
* Zihinsel Filtreleme: Bir durumdaki tüm olumlu detayları görmezden gelip yalnızca tek bir olumsuz ayrıntıya odaklanma.
* Akıl Okuma ve Gelecek Tahmini: Yeterli kanıt olmaksızın başkalarının ne düşündüğünü bildiğini varsayma veya en kötü senaryonun gerçekleşeceğinden emin olma.
* -Meli / -Malı İfadeleri (Zorunluluklar): Kendisine ya da başkalarına yönelik katı, esnemeyen kurallar koyma; karşılanmadığında yoğun suçluluk veya öfke duyma.
Bilişsel çarpıtmalar, evrimsel süreçte beynin hızlı karar alma mekanizmalarının bir yan ürünüdür. Ancak bu otomatik düşünce kalıplarının farkına varmak, düşünceyi mantık ve kanıt süzgecinden geçirerek yeniden yapılandırmanın ve duygusal regülasyon sağlamanın ilk adımıdır.
